İşbu eser, kâinât sahîfesini nazar-ı tefekkür ve tedebbür ile mütâlaa eden bir idrâkin hulâsatü'l-hulâsasıdır.
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin Risâle-i Nûr Külliyâtı'nda derc ve beyân buyurdukları hakāik-i îmâniye ve esrâr-ı tevhîdiyenin, bilhassa Âyetü'l-Kübrâ nam risâle-i celîlesinde serd olunan bürhân-ı kat‘î ve delâil-i yakîniyenin mücmel lâkin muhkem bir tertîb ve takrîridir.
Yavuz Selim Pınarbaşı tarafından cem‘ ve tanzîm olunan bu metin; zerreden şümûsa, katreden ummâna kadar cümle mevcûdâtı birer âyet-i kübrâ, birer şâhid-i sâdık, birer dellâl-ı hakîkat sûretinde takdîm eder. Âlem-i şehâdet ile âlem-i gayb arasında mütemâdiyen tecellî eden esmâ-i hüsnânın envâr ve âsârını izhâr eder; her bir mevcûdda vahdet mührünü, her bir hâdisede kudret ve hikmet-i İlâhiyyenin nakş-ı bedî‘ini gösterir.
Bu eser, îmânı taklîdden tahkîke, zann u vehmden yakîne, gafletten ma‘rifete irtikā ettiren bir ders-i tevhîd ve bir menhel-i ma‘rifettir. Aklı iknâ ederken kalbi tenvîr eder; kalbi ihyâ ederken rûhu inkişâfa sevk eyler. Lisân-ı hâl ile tesbîh eden kâinâtın zikr-i azîmini işittirir; şekk u şübhe zulmetini bürhân-ı kat‘î ile izâle eder.
Şu asr-ı şekk u şübehatta istinâdgâh arayan kulûba bir sedd-i metîn; ma‘rifetullāhı taleb eden dimağlara bir bürhân-ı mübîn; yakîn ve teslimiyet arayan ervâha bir menba-ı nûrdur.
Özün Özü, hakāik-i îmâniyenin müstesnâ bir hulâsası, tevhîd-i hakîkînin sarih bir beyânı ve kalplere kuvvet, vicdanlara itmi'nân bahşeden bir nûr-u hidâyet mesâbesindedir.
(Tanıtım Bülteninden)
İşbu eser, kâinât sahîfesini nazar-ı tefekkür ve tedebbür ile mütâlaa eden bir idrâkin hulâsatü'l-hulâsasıdır.
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin Risâle-i Nûr Külliyâtı'nda derc ve beyân buyurdukları hakāik-i îmâniye ve esrâr-ı tevhîdiyenin, bilhassa Âyetü'l-Kübrâ nam risâle-i celîlesinde serd olunan bürhân-ı kat‘î ve delâil-i yakîniyenin mücmel lâkin muhkem bir tertîb ve takrîridir.
Yavuz Selim Pınarbaşı tarafından cem‘ ve tanzîm olunan bu metin; zerreden şümûsa, katreden ummâna kadar cümle mevcûdâtı birer âyet-i kübrâ, birer şâhid-i sâdık, birer dellâl-ı hakîkat sûretinde takdîm eder. Âlem-i şehâdet ile âlem-i gayb arasında mütemâdiyen tecellî eden esmâ-i hüsnânın envâr ve âsârını izhâr eder; her bir mevcûdda vahdet mührünü, her bir hâdisede kudret ve hikmet-i İlâhiyyenin nakş-ı bedî‘ini gösterir.
Bu eser, îmânı taklîdden tahkîke, zann u vehmden yakîne, gafletten ma‘rifete irtikā ettiren bir ders-i tevhîd ve bir menhel-i ma‘rifettir. Aklı iknâ ederken kalbi tenvîr eder; kalbi ihyâ ederken rûhu inkişâfa sevk eyler. Lisân-ı hâl ile tesbîh eden kâinâtın zikr-i azîmini işittirir; şekk u şübhe zulmetini bürhân-ı kat‘î ile izâle eder.
Şu asr-ı şekk u şübehatta istinâdgâh arayan kulûba bir sedd-i metîn; ma‘rifetullāhı taleb eden dimağlara bir bürhân-ı mübîn; yakîn ve teslimiyet arayan ervâha bir menba-ı nûrdur.
Özün Özü, hakāik-i îmâniyenin müstesnâ bir hulâsası, tevhîd-i hakîkînin sarih bir beyânı ve kalplere kuvvet, vicdanlara itmi'nân bahşeden bir nûr-u hidâyet mesâbesindedir.
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 720,00 | 720,00 |