Platondan Mevlana'ya Aşk ve Bilgelik

Stok Kodu:
9786255524126
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2024
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
Kategori:
%40 indirimli
250,00TL
150,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 150,00TL
Tedarikçi Stoğu 6 Adet
9786255524126
1077567
Platondan Mevlana'ya Aşk ve Bilgelik
Platondan Mevlana'ya Aşk ve Bilgelik
150.00

AŞK: TUTKUNUN FELAKETE DÖNÜŞTÜĞÜ YERDE BAŞLAR...
Aşk, kaçmak istesek de kaçamadığımız, kalmaya karar verdiği­mizde ise kendi formumuza uyduramadığımız bir büyüdür. Tut­kuyla bağlandığımız, bazen yücelttiğimiz, bazen de kayboldu­ğumuz bir bağımlılıktır. Peki, gerçekten aşk bizi mutlu eder mi? Shakespeare'in ölümsüz eseri Romeo ve Juliet, imkânsız aş­kın hem en saf hâlini hem de en büyük yıkımını anlatır. Aşk, he­sapsızca yaşandığında aşk olur ve bu kontrolsüz büyü, kaçınıl­maz bir felakete sürükler. İçinde bilinç yoktur; yalnızca arzular, dürtüler ve hızla hedefe fırlayan oklar vardır. Ve tıpkı Romeo ve Ju­liet gibi, aşıklar da farkında olmadan kendi trajedilerini hazırlarlar. Platon, aşkı insan ruhunun mükemmele ulaşma çabası olarak gö­rür. Ona göre aşk, bir idealin peşinden gitmek ve ruhu yüceltmek için bir araçtır. Mevlânâ ise aşkı ilahi bir sarhoşluk olarak tanımlar; kişinin kendini kaybederek aşkta yok olması, hakikate ulaşması için bir kapıdır. Platon'un aşkı akıl ile şekillenirken, Mevlânâ'nın aşkı ila­hi bir teslimiyettir. Peki biz hangi aşka inanıyoruz? Ruhumuzu yük­selten, bizi bilinçli bir yolculuğa çıkaran bir aşka mı? Yoksa Romeo ve Juliet'in trajedisinde olduğu gibi, tutkuyla yanıp kül olmaya mı? Bu kitap, aşkın sınırsızlığına ve yıkıcılığına ışık tutarken, bize şu soruyu sorduruyor: Gerçek aşk, kavuşamadığımız sürece mi aşk olarak kalır?”

(Tanıtım Bülteninden)

AŞK: TUTKUNUN FELAKETE DÖNÜŞTÜĞÜ YERDE BAŞLAR...
Aşk, kaçmak istesek de kaçamadığımız, kalmaya karar verdiği­mizde ise kendi formumuza uyduramadığımız bir büyüdür. Tut­kuyla bağlandığımız, bazen yücelttiğimiz, bazen de kayboldu­ğumuz bir bağımlılıktır. Peki, gerçekten aşk bizi mutlu eder mi? Shakespeare'in ölümsüz eseri Romeo ve Juliet, imkânsız aş­kın hem en saf hâlini hem de en büyük yıkımını anlatır. Aşk, he­sapsızca yaşandığında aşk olur ve bu kontrolsüz büyü, kaçınıl­maz bir felakete sürükler. İçinde bilinç yoktur; yalnızca arzular, dürtüler ve hızla hedefe fırlayan oklar vardır. Ve tıpkı Romeo ve Ju­liet gibi, aşıklar da farkında olmadan kendi trajedilerini hazırlarlar. Platon, aşkı insan ruhunun mükemmele ulaşma çabası olarak gö­rür. Ona göre aşk, bir idealin peşinden gitmek ve ruhu yüceltmek için bir araçtır. Mevlânâ ise aşkı ilahi bir sarhoşluk olarak tanımlar; kişinin kendini kaybederek aşkta yok olması, hakikate ulaşması için bir kapıdır. Platon'un aşkı akıl ile şekillenirken, Mevlânâ'nın aşkı ila­hi bir teslimiyettir. Peki biz hangi aşka inanıyoruz? Ruhumuzu yük­selten, bizi bilinçli bir yolculuğa çıkaran bir aşka mı? Yoksa Romeo ve Juliet'in trajedisinde olduğu gibi, tutkuyla yanıp kül olmaya mı? Bu kitap, aşkın sınırsızlığına ve yıkıcılığına ışık tutarken, bize şu soruyu sorduruyor: Gerçek aşk, kavuşamadığımız sürece mi aşk olarak kalır?”

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 150,00    150,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat