Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor

Beş Er Külliyatı Seti - 5 Kitap Takım (Ciltli)

Hamur Tipi:
2. Hamur
Kitap Seti:
Var
Stok Kodu:
9786256618305
Boyut:
16,5 x 24
Sayfa Sayısı:
1776
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Ciltli
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
6.000,00TL
3.900,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 3.900,00TL
KARGO BEDAVA
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786256618305
1089379
Beş Er Külliyatı Seti - 5 Kitap Takım (Ciltli)
Beş Er Külliyatı Seti - 5 Kitap Takım (Ciltli)
3900

Elmalılı Ümmî Sinan Hazretleri'nin irşâdında yetişmiş beş büyük Hak erinin seyr ü sülûk tecrübelerini bir araya getiren
müstesna bir tasavvuf külliyatı... Niyâzî-i Mısrî, Gülâboğlu Mehmed Askerî, Çavdaroğlu Müftî Dervîş, Muslihiddîn Mustafa Şeyhî ve Uşaklı
Ahmed Matlaî'ye ait beş ayrı dîvân... Vahdet-i vücûd, ilâhî aşk, irfân, insan ve yaratılış hakikatini sade, duru ve derin bir Türkçe ile dile getiren ve birlikte
okunduğunda mânâsı derinleşen Beş Er Külliyâtı, tasavvuf yolunun şerîat, tarîkat, mârifet ve hakîkat mertebelerine
ışık tutan önemli bir başvuru kaynağı. 1-MEHMED NİYÂZÎ-İ MISRÎ - DÎVÂN-I İLÂHİYÂT
17. asırda yaşayan Mehmed Niyâzî-i Mısrî, Halvetiyye erkânının "Orta Kol" diye tanınan "Ahmediyye" şubesinin devamı niteliğinde olan "Mısriyye" kolunun pîridir. Coşkun ve cezbeli bir sûfî olan Mısrî, İslâm tasavvuf tarihinin en renkli ve en yetkin simâlarından biridir. 1618'de Malatya'da doğmuş
Diyarbakır, Mardin, Kerbelâ, Mısır, İstanbul, Elmalı, Uşak, Kütahya ve Bursa'da yaşamış, nihayet
sürgüne gönderildiği Limni'de 1694 senesinde vefât etmiştir. İbn Arabî, Hazret-i Mevlânâ ve Yûnus Emre tefekkürünün takipçilerinden olan Mısrî, bu üç büyük
zâtın düşüncelerinin harmanlandığı mükemmel bir terkiptir. Mısır'da öğrenim gördüğü için "Mısrî" mahlasıyla tanınan Hz. Pîr, şiirlerinde aşka ve irfâna ait hakîkatleri damıtıp süzerek devrinin en güzel
Türkçesiyle kaleme almıştır. O aynı zamanda edebiyat tarihimizde kendisini takip eden mutasavvıf
şair ve ediplerle, adına "Niyâzî-i Mısrî Okulu" diyebileceğimiz büyük bir edebî üslubun da merkezinde
olan bir şahsiyettir. Niyâzî-i Mısrî fikirleriyle bütün çağlara hitap eden ve insanlığın varmak istediği
hakikatin şâhikâlarında dolaşan bir gönül adamıdır. O, İslâm'ın derinliğini idrâk eden bir ârif-i billah
olduğu kadar, Türkçe'nin de inceliklerini bilen bir şairdir. Bu büyük Hak âşıkı ve ârifinin yol
tecrübelerini anlattığı "Dîvân-ı İlâhiyât"ını anlamaya çalışmak, bir mânâda insanın, İslâm'ın irfânî
derinliğini, vücûd birliğini ve kendini idrâk etmesi anlamına gelmektedir. Hz. Pîr'i önceki sûfî
şairlerden ayıran özellik, "İlâhiyât"ında, seyr ü sülûk sırasında yaşanması gereken fark ve
cem' sırlarını dengeli olarak vermesidir. "Şerîatsız hakikat oldu ilhâd/Hakikat nûr, ziyâsıdır şerîat"
diyen Hz. Pîr'in ortaya koyduğu vahdet ve kesret; cem' ve fark idrâkiyle ilgili denge, tasavvuf yolları
içinde, dervîşlerin terbiyesi sırasında fevkalâde önemlidir. Sülûku sırasında yaşadığı aşk ve irfân
hâllerini yorumlamaya çalışan sâlikin şerîattan hakikate doğru yol alırken hangi halde hangi reçeteyi
kullanacağını bilmesi, nefsinin tehlikeli yollara sapmasını önleyecektir. Niyâzî Hazretleri'nin ilâhiyâtı bu
sapmaları önleyecek altın kuralları ihtivâ eder. Niyâzî'nin "Dîvân-ı İlâhiyât"ı on iki hak yolun benimsediği şerîat, tarîkat, marifet ve hakikat ilimlerinin
sırlarını kapsayan bir ilmihâldir. Bu sebeple tasavvuf erbâbı, Niyâzî-i Mısrî'nin dîvânını bir "tarîkat ve
tasavvuf ilmihâli" olarak kabul etmiştir. Elinizdeki eser, Mısrî Efendi'nin pek çok belge ve yeni
bilgilerden hareketle yazılan hayatıyla, yetmişten fazla yazma nüshanın karşılaştırılması sonucunda
elde edilen "İlâhiyât"ını ihtiva etmektedir. Bu ilâhiyâtın Ümmî Sinân Hazretleri'nin "Beş Er"inin
dîvânlarıyla paralel okunması okuyucunun tevhid bilincini arttıracaktır. Buyurun irfân sofrasına. 2-GÜLÂBOĞLU MEHMED ASKERÎ - DÎVÂN-I İLÂHİYÂT
Nîyâzî-i Mısrî ve Çavdaroğlu Müftî Dervîş dîvânlarında, Elmalılı Ümmî Sinân Hazretleri'ne intisap eden
"Beş Er"den bahseder. Beşer libâsından soyunup Hak'ta fânî olan bu hem-râhlardan biri olan Mısrî
Efendi: "Biz beş er idik çıkdık bir demde yola girdik
Kırk yılda pîre erdik bu sohbete erince" buyurur. Yine Kütahyalı Çavdaroğlu Müftî Dervîş de: "Cem' olıcak bir araya beşimiz
Sevdiğimiz zikr etmekdir işimiz
Hemân bu yola komuşuz başımız
Zâkir kullardanız elhamdülillâh" der. Bu "Beş Er"in en tanınmışı Niyâzî-i Mısrî'dir. Diğerleri Kütahyalı Çavdaroğlu Müftî Dervîş, Uşaklı
Ahmed Matlaî, Uşaklı -sonradan Kütahya'ya yerleşen- Muslihüddîn Mustafa Şeyhî ve burada söz
konusu edeceğimiz Gülâboğlu Mehmed Askerî Hazretleri'dir. Bu beş yol arkadaşı Elmalılı Ümmî Sinân
Azîz'in huzuruna varıp bir demde yola girmişler ve yine hepsi birlikte vahdet ummanına gark olup
gitmişlerdir. Bu yol arkadaşlarının her biri diğerine aynadır; biri diğerinden farklı değildir. Bu gönül
erlerini merak edenler önceki yıllarda yaptığımız çalışmalara göz atabilirler. İmdi bu eserde konumuz olan zât, "Beş Er"den biri olan Gülâboğlu Mehmed Askerî Hazretleri'dir. Askerî 17. asrın başlarında Kütahya'nın Altıntaş ilçesinde doğmuş, tahsilinden sonra Elmalılı Sinan
Ümmi Halvetî Hazretleri'ne intisap ederek hilâfetle Afyon Karahisar'ına gönderilmiş ve burada 1693
yılında vefât etmiştir. Elinizdeki eserde Askerî'nin mevcut kaynaklardan hareketle yazılan kısa bir hâl tercümesiyle aruz ve
heceyle kaleme aldığı

Elmalılı Ümmî Sinan Hazretleri'nin irşâdında yetişmiş beş büyük Hak erinin seyr ü sülûk tecrübelerini bir araya getiren
müstesna bir tasavvuf külliyatı... Niyâzî-i Mısrî, Gülâboğlu Mehmed Askerî, Çavdaroğlu Müftî Dervîş, Muslihiddîn Mustafa Şeyhî ve Uşaklı
Ahmed Matlaî'ye ait beş ayrı dîvân... Vahdet-i vücûd, ilâhî aşk, irfân, insan ve yaratılış hakikatini sade, duru ve derin bir Türkçe ile dile getiren ve birlikte
okunduğunda mânâsı derinleşen Beş Er Külliyâtı, tasavvuf yolunun şerîat, tarîkat, mârifet ve hakîkat mertebelerine
ışık tutan önemli bir başvuru kaynağı. 1-MEHMED NİYÂZÎ-İ MISRÎ - DÎVÂN-I İLÂHİYÂT
17. asırda yaşayan Mehmed Niyâzî-i Mısrî, Halvetiyye erkânının "Orta Kol" diye tanınan "Ahmediyye" şubesinin devamı niteliğinde olan "Mısriyye" kolunun pîridir. Coşkun ve cezbeli bir sûfî olan Mısrî, İslâm tasavvuf tarihinin en renkli ve en yetkin simâlarından biridir. 1618'de Malatya'da doğmuş
Diyarbakır, Mardin, Kerbelâ, Mısır, İstanbul, Elmalı, Uşak, Kütahya ve Bursa'da yaşamış, nihayet
sürgüne gönderildiği Limni'de 1694 senesinde vefât etmiştir. İbn Arabî, Hazret-i Mevlânâ ve Yûnus Emre tefekkürünün takipçilerinden olan Mısrî, bu üç büyük
zâtın düşüncelerinin harmanlandığı mükemmel bir terkiptir. Mısır'da öğrenim gördüğü için "Mısrî" mahlasıyla tanınan Hz. Pîr, şiirlerinde aşka ve irfâna ait hakîkatleri damıtıp süzerek devrinin en güzel
Türkçesiyle kaleme almıştır. O aynı zamanda edebiyat tarihimizde kendisini takip eden mutasavvıf
şair ve ediplerle, adına "Niyâzî-i Mısrî Okulu" diyebileceğimiz büyük bir edebî üslubun da merkezinde
olan bir şahsiyettir. Niyâzî-i Mısrî fikirleriyle bütün çağlara hitap eden ve insanlığın varmak istediği
hakikatin şâhikâlarında dolaşan bir gönül adamıdır. O, İslâm'ın derinliğini idrâk eden bir ârif-i billah
olduğu kadar, Türkçe'nin de inceliklerini bilen bir şairdir. Bu büyük Hak âşıkı ve ârifinin yol
tecrübelerini anlattığı "Dîvân-ı İlâhiyât"ını anlamaya çalışmak, bir mânâda insanın, İslâm'ın irfânî
derinliğini, vücûd birliğini ve kendini idrâk etmesi anlamına gelmektedir. Hz. Pîr'i önceki sûfî
şairlerden ayıran özellik, "İlâhiyât"ında, seyr ü sülûk sırasında yaşanması gereken fark ve
cem' sırlarını dengeli olarak vermesidir. "Şerîatsız hakikat oldu ilhâd/Hakikat nûr, ziyâsıdır şerîat"
diyen Hz. Pîr'in ortaya koyduğu vahdet ve kesret; cem' ve fark idrâkiyle ilgili denge, tasavvuf yolları
içinde, dervîşlerin terbiyesi sırasında fevkalâde önemlidir. Sülûku sırasında yaşadığı aşk ve irfân
hâllerini yorumlamaya çalışan sâlikin şerîattan hakikate doğru yol alırken hangi halde hangi reçeteyi
kullanacağını bilmesi, nefsinin tehlikeli yollara sapmasını önleyecektir. Niyâzî Hazretleri'nin ilâhiyâtı bu
sapmaları önleyecek altın kuralları ihtivâ eder. Niyâzî'nin "Dîvân-ı İlâhiyât"ı on iki hak yolun benimsediği şerîat, tarîkat, marifet ve hakikat ilimlerinin
sırlarını kapsayan bir ilmihâldir. Bu sebeple tasavvuf erbâbı, Niyâzî-i Mısrî'nin dîvânını bir "tarîkat ve
tasavvuf ilmihâli" olarak kabul etmiştir. Elinizdeki eser, Mısrî Efendi'nin pek çok belge ve yeni
bilgilerden hareketle yazılan hayatıyla, yetmişten fazla yazma nüshanın karşılaştırılması sonucunda
elde edilen "İlâhiyât"ını ihtiva etmektedir. Bu ilâhiyâtın Ümmî Sinân Hazretleri'nin "Beş Er"inin
dîvânlarıyla paralel okunması okuyucunun tevhid bilincini arttıracaktır. Buyurun irfân sofrasına. 2-GÜLÂBOĞLU MEHMED ASKERÎ - DÎVÂN-I İLÂHİYÂT
Nîyâzî-i Mısrî ve Çavdaroğlu Müftî Dervîş dîvânlarında, Elmalılı Ümmî Sinân Hazretleri'ne intisap eden
"Beş Er"den bahseder. Beşer libâsından soyunup Hak'ta fânî olan bu hem-râhlardan biri olan Mısrî
Efendi: "Biz beş er idik çıkdık bir demde yola girdik
Kırk yılda pîre erdik bu sohbete erince" buyurur. Yine Kütahyalı Çavdaroğlu Müftî Dervîş de: "Cem' olıcak bir araya beşimiz
Sevdiğimiz zikr etmekdir işimiz
Hemân bu yola komuşuz başımız
Zâkir kullardanız elhamdülillâh" der. Bu "Beş Er"in en tanınmışı Niyâzî-i Mısrî'dir. Diğerleri Kütahyalı Çavdaroğlu Müftî Dervîş, Uşaklı
Ahmed Matlaî, Uşaklı -sonradan Kütahya'ya yerleşen- Muslihüddîn Mustafa Şeyhî ve burada söz
konusu edeceğimiz Gülâboğlu Mehmed Askerî Hazretleri'dir. Bu beş yol arkadaşı Elmalılı Ümmî Sinân
Azîz'in huzuruna varıp bir demde yola girmişler ve yine hepsi birlikte vahdet ummanına gark olup
gitmişlerdir. Bu yol arkadaşlarının her biri diğerine aynadır; biri diğerinden farklı değildir. Bu gönül
erlerini merak edenler önceki yıllarda yaptığımız çalışmalara göz atabilirler. İmdi bu eserde konumuz olan zât, "Beş Er"den biri olan Gülâboğlu Mehmed Askerî Hazretleri'dir. Askerî 17. asrın başlarında Kütahya'nın Altıntaş ilçesinde doğmuş, tahsilinden sonra Elmalılı Sinan
Ümmi Halvetî Hazretleri'ne intisap ederek hilâfetle Afyon Karahisar'ına gönderilmiş ve burada 1693
yılında vefât etmiştir. Elinizdeki eserde Askerî'nin mevcut kaynaklardan hareketle yazılan kısa bir hâl tercümesiyle aruz ve
heceyle kaleme aldığı

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 3.900,00    3.900,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat