Cengiz ve Hülagu Mezalimi

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786258654165
Boyut:
12 x 19,5
Sayfa Sayısı:
64
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%40 indirimli
200,00TL
120,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 120,00TL
Tedarikçi Stoğu 5 Adet
9786258654165
1120748
Cengiz ve Hülagu Mezalimi
Cengiz ve Hülagu Mezalimi
120

1908'de Meşrutiyet'in ilanından sonra sureta hürriyete kavuşan fikir dünyası, imamesi kopuk
bir tesbih gibi dağılırken, tanelerden bazıları aşırı Türkçü meyilleriyle Türkçülüğü aşarak Moğolluğa, daha doğru tabirle Moğolculuğa kadar uzanır. Bu dönemde kurulan bazı cemiyetlerin üye kayıtlarında, "Cengiz Han'ın mukaddes yasasına yemin ederim ki..." diyerek antlar içilir, o cemiyetler tarafından aynı meşrepte manifestolar yayımlanır.

İşte tam bu noktada gelenekçi değil gelenekli kültürün yılmaz müdafii olan Tâhirü'l-Mevlevî Müslüman dünyada isimleri zulümle, katliamla, kanla, vahşetle eş anlamlı görülen Cengiz'e ve Hülagû'ya karşı, daha doğrusu onları övmekten çekinmeyen çağdaşlarına karşı sesini yükseltir.

Tahirü'l-Mevlevî tarafından kaleme alınan Cengiz ve Hülagû Mezalimi isimli risale, bu tür fikirlere sahip olan ve bu fikirlerini bir devlet politikası, bir milletin kültür algısı hâline getirmeye çalışanlara karşı Müslüman-Türk nokta-i nazarından bir savunma olur.

Kaleme alınan bu küçük risaleye ilmî manada bir cevap gelmese de (ki müellif bu konuda ak olanın kara olandan ayrılması için bir tartışma zemini beklediğini her manada göstermektedir) Ahmed Agayef başta olmak üzere Türkçü aydınların gizli tepkisine yol açar ve risalenin yazarı Türklük düşmanı olmakla yaftalandığı gibi hocanın Darülfünun'a alınmasının önüne de bir set çekilir.



(Tanıtım Bülteninden)

1908'de Meşrutiyet'in ilanından sonra sureta hürriyete kavuşan fikir dünyası, imamesi kopuk
bir tesbih gibi dağılırken, tanelerden bazıları aşırı Türkçü meyilleriyle Türkçülüğü aşarak Moğolluğa, daha doğru tabirle Moğolculuğa kadar uzanır. Bu dönemde kurulan bazı cemiyetlerin üye kayıtlarında, "Cengiz Han'ın mukaddes yasasına yemin ederim ki..." diyerek antlar içilir, o cemiyetler tarafından aynı meşrepte manifestolar yayımlanır.

İşte tam bu noktada gelenekçi değil gelenekli kültürün yılmaz müdafii olan Tâhirü'l-Mevlevî Müslüman dünyada isimleri zulümle, katliamla, kanla, vahşetle eş anlamlı görülen Cengiz'e ve Hülagû'ya karşı, daha doğrusu onları övmekten çekinmeyen çağdaşlarına karşı sesini yükseltir.

Tahirü'l-Mevlevî tarafından kaleme alınan Cengiz ve Hülagû Mezalimi isimli risale, bu tür fikirlere sahip olan ve bu fikirlerini bir devlet politikası, bir milletin kültür algısı hâline getirmeye çalışanlara karşı Müslüman-Türk nokta-i nazarından bir savunma olur.

Kaleme alınan bu küçük risaleye ilmî manada bir cevap gelmese de (ki müellif bu konuda ak olanın kara olandan ayrılması için bir tartışma zemini beklediğini her manada göstermektedir) Ahmed Agayef başta olmak üzere Türkçü aydınların gizli tepkisine yol açar ve risalenin yazarı Türklük düşmanı olmakla yaftalandığı gibi hocanın Darülfünun'a alınmasının önüne de bir set çekilir.



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 120,00    120,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat