Kum Gibi

Stok Kodu:
9786053118183
Boyut:
13,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
248
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2020
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%36 indirimli
360,00TL
230,40TL
Taksitli fiyat: 1 x 230,40TL
Tedarikçi Stoğu 2 Adet
9786053118183
923917
Kum Gibi
Kum Gibi
230.4

“Kadınlar gelip geçiyordu gözünün önünden. Sarışın, renkli gözlü kadınlar. Dara'ya bakarken değişiyordu o uğruna ölünesi gözler. Kırmızı, kıpkırmızı alev topu olup ateş saçıyordu her bir göz. Dara o ateşlerin arasında yanıyor, kendini kuma atıyordu ama kum da en az kadınlar kadar yakıyordu gencin bedenini. Ojeli parmaklar, rujlu dudaklar, irili ufaklı memeler, uzunlu kısalı bacaklar, kıllı koltuk altları, yağlı göbekler, ayva göbekler, kuru kalçalar, türlü türlü apışaraları... Kadına dair her organ fosforlu ışıklarıyla Dara'nın çevresinde halay çekiyordu. Bütün kadınlardan nefret ediyordu. Kadınlar da kum gibi pırıltılıydı, kadınlar da kum gibi kaygan ve kaypaktı. Doludizgin bir rüzgâr esiyordu Dara'nın kıyılarında...”
*
Bir tarafta Delikli Dağ'ın gazabından kaçan Dara, diğer tarafta her şeye rağmen düşlerinden caymayan Meryem...
Onları çaresizlikler içinde bırakan kültürleri, coğrafyaları ve yaşamın bilinmezlikleri oldu. Ne var ki aynı çaresizlik, bir gün en güçlü ümitleri olarak çıkacaktı karşılarına ve felakete sürüklenen yaşamları “Bitti!” dedikleri yerde umulmadık şekilde yeniden yazılmaya başlayacaktı.
Hikâye boyunca Ahmet Kaya'nın “Kum Gibi” şarkısını dinlemeye devam ederken, imkânsızların nasıl da mümküne dönüşebileceğine, buruk bir tebessümle tanıklık edeceksiniz...

(Tanıtım Bülteninden)

“Kadınlar gelip geçiyordu gözünün önünden. Sarışın, renkli gözlü kadınlar. Dara'ya bakarken değişiyordu o uğruna ölünesi gözler. Kırmızı, kıpkırmızı alev topu olup ateş saçıyordu her bir göz. Dara o ateşlerin arasında yanıyor, kendini kuma atıyordu ama kum da en az kadınlar kadar yakıyordu gencin bedenini. Ojeli parmaklar, rujlu dudaklar, irili ufaklı memeler, uzunlu kısalı bacaklar, kıllı koltuk altları, yağlı göbekler, ayva göbekler, kuru kalçalar, türlü türlü apışaraları... Kadına dair her organ fosforlu ışıklarıyla Dara'nın çevresinde halay çekiyordu. Bütün kadınlardan nefret ediyordu. Kadınlar da kum gibi pırıltılıydı, kadınlar da kum gibi kaygan ve kaypaktı. Doludizgin bir rüzgâr esiyordu Dara'nın kıyılarında...”
*
Bir tarafta Delikli Dağ'ın gazabından kaçan Dara, diğer tarafta her şeye rağmen düşlerinden caymayan Meryem...
Onları çaresizlikler içinde bırakan kültürleri, coğrafyaları ve yaşamın bilinmezlikleri oldu. Ne var ki aynı çaresizlik, bir gün en güçlü ümitleri olarak çıkacaktı karşılarına ve felakete sürüklenen yaşamları “Bitti!” dedikleri yerde umulmadık şekilde yeniden yazılmaya başlayacaktı.
Hikâye boyunca Ahmet Kaya'nın “Kum Gibi” şarkısını dinlemeye devam ederken, imkânsızların nasıl da mümküne dönüşebileceğine, buruk bir tebessümle tanıklık edeceksiniz...

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 230,40    230,40   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat