“Nemrut Dağı'nın eteklerinde verilen yaşam kavgası, öylesine acımasız ve öylesine zorlu şartlar altında sürüyordu ki, ilkbaharda açan kar çiçekleri bile solmuş, yerlerini kar tanelerine bırakmıştı. Doğa, bütün hırçınlığıyla, metrelerce yağan kar ve fırtınanın acımasızlığıyla, Nemrut'un eteklerinde yaşama tutunmaya çalışan insanlara karşı tüm şiddetiyle direniyordu.
Günler geçti, sonbahar kışa döndü. Çiçekler soldu, yapraklar bir bir sararıp döküldü. Nemrut Dağı'nın üzerindeki o güzelim çiçekler yok oldu; yerini yavaş yavaş yağan kar taneleri aldı. Kış yüzünü göstermişti artık. Gitme zamanı gelmişti. Nemrut'a veda etmek gerekiyordu. Ama doğa izin vermedi. Öylesine şiddetli bir kar ve kıyamet koptu ki, gitmek mümkün olmadı. Göçebe çadırları yerlerinde kala kaldı. Artık güneye, Toroslar'a gitmek gerekiyordu. Herkes sabırsızlıkla fırtınanın dinmesini, güneşin yeniden yüzünü göstermesini bekliyordu. Kuşlar özgürce kanat çırpsın, toprak yeniden filiz versin, kekik kokusu dört bir yanı sarsın, güneş bütün sıcaklığıyla dünyayı ısıtsın istiyorlardı.
Ama henüz kış mevsimi hüküm sürüyordu.”
(Tanıtım Bülteninden)
“Nemrut Dağı'nın eteklerinde verilen yaşam kavgası, öylesine acımasız ve öylesine zorlu şartlar altında sürüyordu ki, ilkbaharda açan kar çiçekleri bile solmuş, yerlerini kar tanelerine bırakmıştı. Doğa, bütün hırçınlığıyla, metrelerce yağan kar ve fırtınanın acımasızlığıyla, Nemrut'un eteklerinde yaşama tutunmaya çalışan insanlara karşı tüm şiddetiyle direniyordu.
Günler geçti, sonbahar kışa döndü. Çiçekler soldu, yapraklar bir bir sararıp döküldü. Nemrut Dağı'nın üzerindeki o güzelim çiçekler yok oldu; yerini yavaş yavaş yağan kar taneleri aldı. Kış yüzünü göstermişti artık. Gitme zamanı gelmişti. Nemrut'a veda etmek gerekiyordu. Ama doğa izin vermedi. Öylesine şiddetli bir kar ve kıyamet koptu ki, gitmek mümkün olmadı. Göçebe çadırları yerlerinde kala kaldı. Artık güneye, Toroslar'a gitmek gerekiyordu. Herkes sabırsızlıkla fırtınanın dinmesini, güneşin yeniden yüzünü göstermesini bekliyordu. Kuşlar özgürce kanat çırpsın, toprak yeniden filiz versin, kekik kokusu dört bir yanı sarsın, güneş bütün sıcaklığıyla dünyayı ısıtsın istiyorlardı.
Ama henüz kış mevsimi hüküm sürüyordu.”
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 260,00 | 260,00 |