Sürgün

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786258586947
Boyut:
13,5 x 21,0
Sayfa Sayısı:
169
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
400,00TL
260,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 260,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786258586947
1134763
Sürgün
Sürgün
260

“Nemrut Dağı'nın eteklerinde verilen yaşam kavgası, öylesine acımasız ve öylesine zorlu şartlar altında sürüyordu ki, ilkbaharda açan kar çiçekleri bile solmuş, yerlerini kar tanelerine bırakmıştı. Doğa, bütün hırçınlığıyla, metrelerce yağan kar ve fırtınanın acımasızlığıyla, Nemrut'un eteklerinde yaşama tutunmaya çalışan insanlara karşı tüm şiddetiyle direniyordu.
Günler geçti, sonbahar kışa döndü. Çiçekler soldu, yapraklar bir bir sararıp döküldü. Nemrut Dağı'nın üzerindeki o güzelim çiçekler yok oldu; yerini yavaş yavaş yağan kar taneleri aldı. Kış yüzünü göstermişti artık. Gitme zamanı gelmişti. Nemrut'a veda etmek gerekiyordu. Ama doğa izin vermedi. Öylesine şiddetli bir kar ve kıyamet koptu ki, gitmek mümkün olmadı. Göçebe çadırları yerlerinde kala kaldı. Artık güneye, Toroslar'a gitmek gerekiyordu. Herkes sabırsızlıkla fırtınanın dinmesini, güneşin yeniden yüzünü göstermesini bekliyordu. Kuşlar özgürce kanat çırpsın, toprak yeniden filiz versin, kekik kokusu dört bir yanı sarsın, güneş bütün sıcaklığıyla dünyayı ısıtsın istiyorlardı.
Ama henüz kış mevsimi hüküm sürüyordu.”



(Tanıtım Bülteninden)

“Nemrut Dağı'nın eteklerinde verilen yaşam kavgası, öylesine acımasız ve öylesine zorlu şartlar altında sürüyordu ki, ilkbaharda açan kar çiçekleri bile solmuş, yerlerini kar tanelerine bırakmıştı. Doğa, bütün hırçınlığıyla, metrelerce yağan kar ve fırtınanın acımasızlığıyla, Nemrut'un eteklerinde yaşama tutunmaya çalışan insanlara karşı tüm şiddetiyle direniyordu.
Günler geçti, sonbahar kışa döndü. Çiçekler soldu, yapraklar bir bir sararıp döküldü. Nemrut Dağı'nın üzerindeki o güzelim çiçekler yok oldu; yerini yavaş yavaş yağan kar taneleri aldı. Kış yüzünü göstermişti artık. Gitme zamanı gelmişti. Nemrut'a veda etmek gerekiyordu. Ama doğa izin vermedi. Öylesine şiddetli bir kar ve kıyamet koptu ki, gitmek mümkün olmadı. Göçebe çadırları yerlerinde kala kaldı. Artık güneye, Toroslar'a gitmek gerekiyordu. Herkes sabırsızlıkla fırtınanın dinmesini, güneşin yeniden yüzünü göstermesini bekliyordu. Kuşlar özgürce kanat çırpsın, toprak yeniden filiz versin, kekik kokusu dört bir yanı sarsın, güneş bütün sıcaklığıyla dünyayı ısıtsın istiyorlardı.
Ama henüz kış mevsimi hüküm sürüyordu.”



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 260,00    260,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat