Kelime kökeni Arapça zeheb (altın) olan ve altınlama, altınla yapılan iş manasına gelen tezhip; el yazması eserleri, levha, murakkaa ve tuğraları altın ve boya ile süsleme sanatıdır. Tezhiple süslenmiş eserlere müzehhep (müzehheb), tezhip yapan sanatkârlara da müzehhip (müzehhib) denir. Bu sanatta altının yanında pigmentlerden elde edilen boyalar da yardımcı olarak kullanılır. Tezhip sanatında adından da anlaşılacağı üzere esas olan altın kullanılarak yapılan süslemeler olup, sadece boyalar ile yapılan süslere nakış adı verilmelidir.
Tezhip; bezeme sanatının altın ile uygun renkli boyalar yardımıyla yapılan bir kitap süsleme sanatıdır. Motiflerin yer aldığı zeminin, altın ya da renklerle dolgulu olduğunda süsleme tezhip olarak adlandırılır. Kitapları süsleyen motifler, zaman içerisinde sayfalardan levha kenarlarına yapılan daha büyük ebatlı tezyinatı da bünyesine alarak gelişim göstermiştir.
Kitap bezeme sanatında önemli bir yer tutan tezhibin geçmişi oldukça eskidir. Türk tezhip sanatının geçmişinin Uygur Türkleri’ne (747-840) kadar uzandığı bilinmektedir.
Büyük Selçuklu döneminde Tebriz, Herat, Bağdat ve Musul gibi şehirlerde güzel örnekleri verilmiş ve yine bu dönemde çok kıymetli eserler üretilmiştir.
Anadolu Selçukluları zamanında da geometrinin hâkim olduğu tezyinat baskın olarak karşımıza çıkar. Osmanlı döneminde ise doğudan gelen ve getirilen sanatkârların da katkıları bu sanatta önemli yer tutar. Bu devrede tarihçesi daha eskilere giden hatâyî grubu motifler, rûmîler, bulut motifi örnekleri görülür. Selçuklu tezhip sanatı, Beylikler dönemine öncülük eder.
14. yüzyılda tezhip sanatının en güzel örnekleri İlhanlılar ve Memlûk Dönemi’nin usta müzehhipleri tarafından verilmiştir.
İstanbul'un fethine kadar tezhip sanatında Timurlu, Herat ve Şiraz mekteplerinin etkileri hâkim iken, Fatih Sultan Mehmed zamanında Selçuklu devri tezhipleri geliştirilerek klâsik dönem eserlerine zemin oluşturulmuştur.
Ali Rıza Özcan
Kelime kökeni Arapça zeheb (altın) olan ve altınlama, altınla yapılan iş manasına gelen tezhip; el yazması eserleri, levha, murakkaa ve tuğraları altın ve boya ile süsleme sanatıdır. Tezhiple süslenmiş eserlere müzehhep (müzehheb), tezhip yapan sanatkârlara da müzehhip (müzehhib) denir. Bu sanatta altının yanında pigmentlerden elde edilen boyalar da yardımcı olarak kullanılır. Tezhip sanatında adından da anlaşılacağı üzere esas olan altın kullanılarak yapılan süslemeler olup, sadece boyalar ile yapılan süslere nakış adı verilmelidir.
Tezhip; bezeme sanatının altın ile uygun renkli boyalar yardımıyla yapılan bir kitap süsleme sanatıdır. Motiflerin yer aldığı zeminin, altın ya da renklerle dolgulu olduğunda süsleme tezhip olarak adlandırılır. Kitapları süsleyen motifler, zaman içerisinde sayfalardan levha kenarlarına yapılan daha büyük ebatlı tezyinatı da bünyesine alarak gelişim göstermiştir.
Kitap bezeme sanatında önemli bir yer tutan tezhibin geçmişi oldukça eskidir. Türk tezhip sanatının geçmişinin Uygur Türkleri’ne (747-840) kadar uzandığı bilinmektedir.
Büyük Selçuklu döneminde Tebriz, Herat, Bağdat ve Musul gibi şehirlerde güzel örnekleri verilmiş ve yine bu dönemde çok kıymetli eserler üretilmiştir.
Anadolu Selçukluları zamanında da geometrinin hâkim olduğu tezyinat baskın olarak karşımıza çıkar. Osmanlı döneminde ise doğudan gelen ve getirilen sanatkârların da katkıları bu sanatta önemli yer tutar. Bu devrede tarihçesi daha eskilere giden hatâyî grubu motifler, rûmîler, bulut motifi örnekleri görülür. Selçuklu tezhip sanatı, Beylikler dönemine öncülük eder.
14. yüzyılda tezhip sanatının en güzel örnekleri İlhanlılar ve Memlûk Dönemi’nin usta müzehhipleri tarafından verilmiştir.
İstanbul'un fethine kadar tezhip sanatında Timurlu, Herat ve Şiraz mekteplerinin etkileri hâkim iken, Fatih Sultan Mehmed zamanında Selçuklu devri tezhipleri geliştirilerek klâsik dönem eserlerine zemin oluşturulmuştur.
Ali Rıza Özcan
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 1.050,00 | 1.050,00 |